Ana içeriğe atla

ORANLAR ARACILIĞI İLE FİNANSAL DURUMUNUZU NASIL ÇÖZÜMLERSİNİZ?


ORANLAR ARACILIĞI İLE FİNANSAL DURUMUNUZU NASIL ÇÖZÜMLERSİNİZ?

Özellikle ülkemizde, Küçük ve Orta Boy İşletmeler’in (KOBİ) imalat sanayinin %98’ini oluşturduğu göz önüne alındığında, işlerini geliştirerek büyümeyi arzulayan fakat güçsüz sermaye yapısına sahip Küçük İşletmeler için, en önemli finansal kaynaklardan biri olması gereken ticari banka kredilerinden, söz konusu oranın %20’sinden çok daha azının yararlanabildiği tahmin edilmektedir. Bunun bir çok nedeni olmakla birlikte, temel neden olarak, bu çalışmanın da konusunu oluşturan “ özellikle bankaların kredi değerleme yapısını tam anlamıyla kavrayamayarak bilinçsiz davranan küçük işletmelerin firma içinde sağlıklı bir muhasebe sistemi kuramaması, bunun sonucunda da bankaların yaptığı analiz neticesinde, muteber kredi müşterisi olarak görülmemelerinden kaynaklanmaktadır.” Bu ise, reel sektörün temelini oluşturan küçük işletmeleri başta çek ve senet kırdırma ve tefeciler olmak üzere informel kredi kaynaklarına yönlendirmektedir. Bir işletmenin finansal yapısı, karlılığı ve kullandığı fonların kaynakları hakkında bilgi veren iki temel finansal tablodan söz edebiliriz. Bunlar; “Bilanço ve Gelir Tablolarıdır.” Bu bakımdan, özellikle küçük işletmelere söz konusu finansal tabloları kullanarak rasyolar vasıtasıyla kendi finansal analizlerini nasıl yapabileceklerini ve ticari bankaların kredi taleplerini değerlendirme sürecinde genel olarak hangi oranlarla ilgilendiğini gösterebilmek, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu ise, aynı zamanda söz konusu işletmelerin rasyoları bir yönetim aracı olarak kullanmalarına da vesile olacaktır.

FİNANSAL ANALİZİN BANKA VE İŞLETMELER AÇISINDAN ÖNEMİ 
İşletmelerin finansal durumlarıyla yakından ilgilenen çok çeşitli çıkar grupları söz konusudur. İşletme yöneticileri, hisse senedi yatırımcıları, banka ve benzeri kredi kurumları ve hatta vergi daireleri işletmelerin finansal durumlarıyla ilgilenen gruplardan sadece bir kaçıdır. Yatırımcılar için yatırım kararının, kreditörler için ise kredi kararlarının sağlıklı bir şekilde oluşmasında finansal analize konu olan işletmenin karakteri, sektör içindeki yeri, ürünlerinin pazar konumları, finans sektörü ve ilişkide bulunduğu diğer işletmelerle olan ilişkileri vb. bilgilerin yanı sıra, finansal bilgilerinin incelenerek değerlendirilmesi önemli ölçüde etkili olmaktadır. Bu nedenlerle, işletmelerin finansal analizinin yapılması, ilgili gruplar açısından sağlıklı bir yatırım kararının alınmasında elzemdir. İşletmelerdeki sürekli büyüme arzusu, sermaye piyasalarının gelişmesi, banka ve benzeri kredi kurumlarının risklerini minimize etme istekleri ve vergi kanunlarının gereken şekilde uygulanabilmesinin temini, özellikle 20. yy da finansal tabloların geniş ölçüde kullanılmasına, bu da; finansal analizin öneminin artmasına sebep olmuştur.

Örgütler ve bireyler, diğer bir ifadeyle işletmeyle ilgili çıkar grupları, söz konusu işletmeyi mali tablolarının finansal analizi yolu ile kısmen de olsa değerlendirebilirler. İşletme yöneticileri de mali tabloların, işletme ve kendi yönetim yetenekleri hakkında fikir veren birer rapor olduğunu bilirler. Analizlerden elde edilecek sonuçlar, diğer bilgilerle birlikte işletme planlaması ve denetiminin çeşitli dallarında kullanılır. Ayrıca mali tablo analizleri finansal verilerin birbiriyle ne dereceye kadar ilişkili olduğu konusunda da bilgi verir. Finansal analiz, yönetim açısından;

• İşletmenin faaliyetlerinde etkinlik ve başarı derecesini ölçmede, • İşletmenin ana ve ikincil hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını saptamada,
 • Hedefe varılamamışsa nedenlerini araştırmada,
• Geleceğe ait planlar hazırlamada,
• Üretilecek mal yada hizmetlerin, üretim miktarı, bileşimi ve izlenecek fiyat politikası konularında karar almada 
•İşletmenin varlığını tehlikeye düşürmeden, yükümlülüklerini yerine getirip getirememe gücünün olup olmadığını belirlemede,
• İşletme faaliyetlerini kontrol ve denetlemede,
• İşletme faaliyetlerinin her evresinde doğru ve düzeltici kararlar alınmasında hayati önem taşımaktadır.
Diğer taraftan, işletmeye fon sağlayan finans kurumları ile işletmeye yatırım yapabilecek kurum ve bireyler, işletmenin finansal yapısını en iyi şekilde onun mali tablolarını izleyerek değerlendireceklerdir. İşletme ile çalışan kredi kurumları, düzenli aralıklarla işletmenin finansal yapısını inceler ve kredi değerlemesi yaparlar. İşletmeye kaynak sağlayan tahvil yada hisse senedi yatırımcıları da, gerek kendileri, gerekse uzman kuruluşlardan yararlanarak işletmenin mali yapısını takip ederler. Bu tablolar onlara işletmenin gelecekteki başarısını tahmin etmede önemli bir kaynak teşkil etmektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

3'LÜ SAVUNMA HATTI MODELİ

3'LÜ SAVUNMA HATTI MODELİ OPERASYONEL RİSKLERİN ETKİLİ YÖNETİMİ VE KONTROLÜNDE 3’LÜ SAVUNMA HATTI MODELİ I. 3’LÜ SAVUNMA HATTI MODELİ NEDİR? Ortaya çıkışının spor veya askeri kaynaklı olduğuna dair farklı görüşler olan 3’lü Savunma Hattı, işletmelerin hedeflerine ulaşma faaliyetleri esnasında karşı karşıya kaldıkları risklerin etkili yönetilmesinde ve operasyonel faaliyetlerin kontrolünde son yıllarda popüler bir model olarak rağbet görmektedir. Hatta birçok uluslararası meslek örgütü tarafından bir işletmede var olup olmadığı bir gösterge (benchmark) olarak görülmektedir. Model, esas olarak işletme içerisinde mevcut olan tüm birim ve kademelerinin uyum içerisinde etkin çalışmalarını sağlamak bakımından gözetim ve koordinasyon görevi üstlenerek entegre çalışan bir modeldir. Yatay, dikey, çapraz ve içsel-dışsal ilişkiler yumağı ile prizmatik bir yapıdadır. 3’lü Savunma Hattı, uygulandığı işletmelerde faaliyetlerin yürütülmesi bakımından görev-yetki-sorumlulukların net ve açık...

Şirketlerin Güvencesi Üçlü Savunma Hattı

Şirketlerin Güvencesi Üçlü Savunma Hattı Şirketlerin içinde bulunduğumuz dönemde iki önemli kavramına ihtiyacı var. Birincisi strateji. Diğeri risk yönetimi. Her iki kavram da neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Strateji konusu, insanlık tarihi boyunca, milletlerin, ülkelerin, iş dünyasının ilerlemesine; risk yönetimi ise ilerlemeyi desteklemek ve başarısızlıkların önlenmesine yönelik bir araç olmuş. İş dünyasında, son dönemde yaşanan VUCA dalgası, şirket ve kurumlarımızı belirsiz, değişken, sürprizler ile dolu ve öngörülemez bir döneme sürüklüyor. Bu fırtınalı dönemde, kaptanınız ne kadar iyi olursa olsun, doğru bir rotanız ve sağlıklı bir pusulanız yok ise geminiz ya istenmeyen yerlere sürüklenir ya da batar. İyi stratejik yönetim üzerinde ayrıca konuşmak gerek, ancak risk yönetimi deyince, şirketlerin risklerini sistematik olarak yönettikleri, metodoloji ve araçları içeren bir yönetim mekanizması aklımıza geliyor. Dünyada, bu konuda en gelişmiş modellerden bi...

İç Kontrol Sistemi Nedir?

İç Kontrol Sistemi Nedir? İç kontrol sistemi, işletme organizasyonunda yönetim kurulu, yöneticileri ve çalışanları tarafından yönlendirilen, operasyonların etkinliği ve verimliliği, finansal raporlama sisteminin güvenilirliği, yasal düzenlemelere uygunluk sağlamayı amaçlayan ve bu konuda makul bir güvence sağlamak için tasarlanmış ve iş süreçleri içinde yer almasından ötürü bir sistem olarak nitelendirilen bir kavramdır. İç kontrol sisteminin üç ana amacı ve beş bileşeni vardır: Amaçları: Standart süreçler yardımıyla ve şirketin kaynaklarını optimum seviyede kullanarak operasyonların etkinliğini ve verimliliğini artırmak, Güvenilir finansal raporlama süreci oluşturmak ve Yasal düzenlemelere uyum sağlandığından emin olmaktır. Bileşenleri: Kontrol ortamı: Şirketin yönetim fonksiyonu ile iç kontrol sistemi ve bunun önemine ilişkin şirket ortakları, yönetim kurulu ve yöneticilerin tutum, davranış ve anlayışlarını içerir. Risk değerlendirme: Şirketin belirlediği hedef...